YÖK”ün Anayasa”ya aykırı olarak 15 yeni üniversiteye yaptığı atamalar tartışılmaya devam ediyor. YÖK”ün rektör atamaları konusunda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer”i de es geçmesi dikkat çekerken, gözler YÖK”ün rektör atamasının ardından yeni kanuni düzenleme yapılması için harekete geçen hükümete çevrildi.
Anayasa Mahkemesi”nin yeni üniversite rektörlerinin atanması konusundaki maddeyi iptal etmesinin ardından YÖK, Anayasa ve kanunlara aykırı olarak yeni üniversitelere “tedviren” rektör atadı.
YÖK”ün, yeni üniversitelere “tedviren” rektör atamadaki asıl amacınını yeni kurulan üniversitelerde kadrolaşmak olduğu belirtiliyor. Yeni kurulan üniversitelere, 28 bin 232 kadro ihdas edilirken, her yeni kurulan üniversiteye 415 adet idari kadro verildi.
YÖK”ün “tedviren” atadığı rektörler, yeni üniversitelerdeki akademik ve idari kadroları da oluşturacak. Üniversitelerinde yaptığı kadrolaşmalar ile dikkat çeken 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şener Oktik ve Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu gibi isimlerin yeni üniversitelere rektör atanması dikkat çekici bulundu.
Yeni kanun çıkarılacak
Hükümet, yeni üniversitelere YÖK”ün rektör atamasının ardından yeni kanuni düzenleme yapılması için harekete geçti. Hükümet, Anayasa”ya dayanarak yeni rektörlerin atanması kornusunda kanuni düzenleme yapacak.
Yapılacak kanuni düzenlemede yeni üniversite rektörlerinin atanması konusunda Bakanlar Kurulu”nun 6 isim belirlemesi, bu isimler arasında YÖK”ün seçeceği 3 isim arasından cumhurbaşkanı tarafından atanılması formülü üzerinde duruluyor.
Yeni Şafak Gazetesi’nden Bilal Çetin’in haberine göre, Meclis”ten yeni rektörlerin atanmasına ilişkin kanunun çıkması halinde YÖK”ün tedviren atadığı rektörlerin görevi sona erecek.
Sezer müdahele etmeli
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, YÖK”ün yaptığı atamaların Anayasa ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, ‘YÖK, Cumhurbaşkanı”nın atama yetkisini elinden aldı. Cumhurbaşkanı devreye girereke YÖK”ün rektör atayamayacağını bildirerek müdahele etmelidir. YÖK”ün bu kararı aleyhine Danıştay”da dava açılabilir. Danıştay”ın YÖK”ün kararını iptal edeceğini tahmin ediyorum’ diye konuştu.
Haziran, 2008 için Arşiv
YÖK’ün hevesi kursağında kalacak
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: üniversite, cumhurbaşkanı, Erdek, Fatih, haber, Malatya, Muğla, Of | » yorum bırak;
Yurt ve kredi başvuru süresi uzadı
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne yurt, kredi ve burs almak için daha önce belirtilen tarihlerde başvuruda bulunamayanların, müracaatlarını 25 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında yapabilecekleri bildirildi.
Kurumdan yapılan yazılı açıklamada, ilk defa bir yüksek öğrenim programına kayıt yaptıranlarla ara sınıf öğrencilerinden değişik nedenlerle yurt, kredi ve burs müracaatlarında bulunamayanların, 25 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında kurumun www.kyk.gov.tr adresli internet sitesinden başvuruda bulunabilecekleri belirtildi. Öte yandan, 2006-2007 öğretim yılı için ara sınıftan yurtlara müracaat eden öğrencilerin başvuru sonuçlarının dünden itibaren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yayınlandığı bildirildi.
Burada burs/kredi müracaatında bulunulup bulunulmadığına dair bilgilerin de yer aldığı belirtilerek, ”Asil listeden yurtlara girmeye hak kazanan öğrencilerin kesin kayıtları 4-15 Eylül 2006 tarihlerinde yapılacaktır” denildi.
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: kaza, tarih | » yorum bırak;
Eğitim’de güven boşluğu
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı, ”Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) arasında bir güven boşluğu var. Eğitim düzeyinin istenilen seviyeye getirilmesi için bu iki kurumun çok sıkı bir işbirliği yapması lazım” dedi.
Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Doğramacı, Öğrenci Seçme Sınavı’nda ilk 200′e girerek Bilkent Üniversitesini tercih eden 46 öğrenciyi Doğramacı Konutu’ndaki davette tanıttı. Basın mensuplarıyla sohbet eden ve soruları yanıtlayan Doğramacı, YÖK ile MEB arasında bir güven boşluğu olduğunu kaydetti.
Türkiye’de liselerde uygulanan eğitim sisteminin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Doğramacı, Türkiye’de eğitimde başarı isteniyorsa YÖK ile MEB arasındaki bu güven boşluğunun giderilerek bu iki kurumun çok sıkı bir işbirliği içerisinde çalışmasının sağlanması gerektiğini söyledi.
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: Eğitim, Of, sınav, türk, Türkiye | » yorum bırak;
Eğitim sistemi yine yenileniyor
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
İlköğretimdeki not ortalamasına göre liseye yerleştirilecek öğrenciler, 10 ve 11. sınıflarda ara olgunluk; son sınıfta da genel olgunluk imtihanına girecek. Amaç lise sıralarını tekrar doldurmak…
Talim Terbiye Kurulu tarafından hazırlanan ortaöğretim reform paketi önemli yenilikler getiriyor. Yeni modelde ortaöğretim kurumları imtihanının kaldırılarak ilköğretimin son kademesindeki notlara göre liselere yerleştirme yapılması öngörülüyor.
Olgunluk imtihanı
Ortaöğretimde 9. sınıf bütün liselerde ortak okutulacak. 10. sınıfta ise öğrenciler alanlara göre dağılabilecek. 10. sınıfın sonunda ise lise türleri ya da alanlar arası geçiş mümkün olacak. 10 ve 11. sınıfın sonunda bütün Türkiye”de aynı anda merkezi ara olgunluk imtihanı yapılacak. 12. yani son sınıfta da öğrenciler bütün lise müfredatından sorumlu olacakları genel bir olgunluk imtihanına girecek. Bu imtihan liseyi bitirmede esas alınacak. Meslek liselerinde okuyanlar ise ara olgunluk imtihanından muaf olarak sadece genel olgunluk imtihanına girecek.
‘Sağlıklı bir model’
Talim Terbiye Kurulu Başkanı İrfan Erdoğan modelin halen kesinleşmediğini belirterek ‘Modelin içinde üniversiteye giriş için gerekli olan veriler var. Üniversiteye giriş için ÖSYM bizim üreteceğimiz verileri kullanmak isterse kullanabilir ve çok sağlıklı bir şekilde ortaöğretimden üniversiteye yükseköğretime yerleştirmeyi yapabilir’ dedi.
Kaynak: Türkiye Gazetesi
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: üniversite, Merkez, meslek, sağlık, türk, Türkiye | » yorum bırak;
Sözleşmelilerden eylem
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) sözleşmeli olarak istihdam edilen bir grup öğretmen, ”daimi kadro” talebiyle eylem yaptı. Kendilerine ”Eğitim-Öğretim Mağdurları” adını veren grup, ”Sözleşmeli değil, daimi kadro istiyoruz”, ”Biz de muhatabız, güvenceli iş istiyoruz” yazılı pankartlarla Güvenpark’ta toplandılar.
Burada grup adına yapılan basın açıklamasında, sözleşmeli öğretmenlik adı altında yapılan atamaların sistemleştirilerek, binlerce öğretmene ”kölelik sözleşmesinin” dayatılmaya çalışıldığı savunuldu.
Sözleşmeli öğretmenlerin iş güvencesinin olmadığı kaydedilen açıklamada, sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılması, geçici işçilerin kadroya geçirilmesi çalışmasına sözleşmeli öğretmenlerin de dahil edilmesi, 2. zorunlu yabancı dilin uygulanması ve Almanca-Fransızca öğretmenlerine kadro verilmesi, Fen-Edebiyat fakültelerine ücretsiz formasyon verilmesi, mesleki ve teknik eğitim mezunlarına kadro açılması, dershanelerde çalışan öğretmenlere iş güvenceli yasal düzenleme getirilmesi talepleri dile getirildi. Daha sonra hizmet sözleşmelerini yakarak Milli Eğitim Bakanlığını protesto eden grup, olaysız dağıldı.
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: alman, altın, dershane, Eğil, Eğitim, meslek | » yorum bırak;
Çelik’in özel okul ilgisi
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Bakan Çelik, Okyanus Kolejleri Beylikdüzü Kampusü’nün açılış töreninde yaptığı konuşmada, özel okul açmanın, özel okulları teşvik etmenin ve özel okulları yaygınlaştırmanın, Türkiye’de fakir fukaraya, dar gelirliye verilebilecek en büyük desteklerden biri olduğunu belirtti.
Bazı kişilerin bunu anlamamakta ısrar ettiğini ifade eden Çelik, özel okulların eğitimde devletin yükünün bir bölümünü aldığını söyledi.
Çelik, Türkiye’de özel okulların eğitimdeki payının yüzde 1.9 olduğunu, Rusya Federasyonu’nda bunun yüzde 10′u geçtiğini, Enver Hoca’nın Arnavutluk’unda bile özel okulların payının yüzde 4′ü geçtiğini bildirdi.
Türkiye’de makul bir sürede özel okulların payının yüzde 20′ye çıkarılması durumunda bu okullarda yaklaşık 3 milyon kişinin eğitim göreceğini dile getiren Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinin de ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören yaklaşık 15 milyon öğrenci yerine 12 milyon öğrenciye tahsis edileceğini kaydetti.
Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:
“Eğitim dendiğinde Milli Eğitim Bakanlığına büyük bir torna tezgahı, eğitilmesi gereken üniversite dahil toplam 20 milyonluk insan kitlesine adeta kereste gözüyle bakan, onları tornadan geçirip tek tip, tek ebat, tek desen malzeme olarak gören tek tipçi zihniyet özel okulculuğa şaşı bakıyor. Ben bunları söyleyince sanki devlet okullarıyla ilgilenmiyormuşum gibi bir iddia ileri sürüyorlar. Buna kargalar bile güler.”
Bakan Çelik, şunları söyledi:
“625 sayılı yasa TBMM’dedir. Muhalefetin bunu duyduğu zaman bile nevri dönüyor. Biz bir şekilde bunu çıkaracağız. Bu, Türkiye için bir gerekliliktir, zarurettir.”
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: Arnavutluk, üniversite, devlet, Eğitim, insan, Mamak, Muş, okul, okullar, Rusya, türk, Türkiye, Tire | » yorum bırak;
Kayıt yaptıramayanlara yeni imkan
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Bu yıl ilk kez 5 ilde uygulamaya başlanan e-kayıtta, kırsal kesimlerdeki aksamalar nedeniyle hedeflenen sayıya henüz ulaşılamadığı, bugüne kadar kayıt yaptırmayanların 14 Ağustostan itibaren ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvurabilecekleri bildirildi.
Kayıt sırasında zorla bağış alındığı yönündeki iddiaların önüne geçmek, veliye kayıtlarda kolaylık sağlamak ve her öğrencinin evine en yakın okula gitmesini sağlamak amacıyla Adana, Ankara, Eskişehir, İstanbul ve İzmir’de pilot uygulama olarak bu yıl 1 Haziranda başlatılan internet üzerinden kayıtlarda, kırsal kesimde aksamalar oluyor.
Milli Eğitim Bakanlığı genelgesi doğrultusunda, 14 Temmuzda sona eren kayıtlar, 28 Temmuza kadar uzatıldı, ancak bu tarihin de dolmasına rağmen hedeflenen rakamlara henüz ulaşılamadı. Bu nedenle, çocuğunun kaydını yaptıramayan velilere 14 Ağustostan itibaren yeni bir imkan daha tanınıyor. Veliler, bu tarihten itibaren ilçe milli eğitim müdürlüklerine başvuruda bulunarak, kayıtlarını yaptırabilecekler.
Bakanlığın, meb.gov.tr veya ilsis.meb.gov.tr adresinden yapılan kayıtlarda, velinin beyanı esas alınıyor, ancak kaydın kesinleşmesi için velinin okula ikametgah belgesini götürmesi gerekiyor.
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: Adana, Ankara, Aydın, Erdek, Eskişehir, Eğitim, okul, tarih, İstanbul, İzmir | » yorum bırak;
Öğretmenler isyan ediyor
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor. Çalış demişiz, çalışmışlar, üniversiteyi kazan demişiz, kazanmışlar. Kutsal meslek olan öğretmenliği seçin ve eğitim meşalesini siz dalgalandırın demişiz, onu da yapmışlar ve şu anda işsizler.
İçlerinde yıllardır tayin bekleyenler var. Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda çok iyi derece elde edenlerin sayısı da az değil. Yani mezuniyet sonrasında da kendilerinden ne istendiyse yerine getirmişler. Ama nedense, devlet onları hâlâ görmezlikten geliyor. Kadro açmıyor…
İşte bu durumu protesto eden öğretmenlerden bir bölümü, bir araya gelerek Mağdur Öğretmenler Derneği’ni kurmuşlar. Ceplerinde para olmadığı için her şey imece usulü. Şimdilik sadece derneği kurmuşlar. Faks, telefon, bilgisayar gibi iletişim araçlarına henüz sahip değiller. Ama yüreklerindeki ateşi paylaşacak ve dile getirecek birilerini hep buluyorlar. Her biri birer eğitim sevdalısı. Öğretmenlikten vazgeçmeyi, onca sıkıntıya rağmen hâlâ düşünmüyorlar. Biz bu mesleğe gönül verdik diyorlar.
İşleri zor. Çünkü ne Ankara ne de Ankara’yı boyunduruk altına alan IMF kendilerini anlıyor.
Yakında bir de Dersleri Boş Geçen Öğrenciler Derneği kurulursa hiç şaşırmayın!..
Bu arada öğretmen adaylarından duygu dolu mektuplar gelmeye devam ediyor. Onları sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Belki Ankara’da seslerini duyan ve konuya ilgi duyan birileri çıkar. İktidar partisi olmasa da muhalefet partileri? Ama sanki onlar da iktidar gibi hâlâ yaz tatilinin rehavetinden kurtulabilmiş değiller!..
Bu yaştan sonra ne iş yaparız?
Beden eğitimi öğretmeniyim. 19 bin beden eğitimi öğretmeni sınava girdi ve toplam 300 öğretmen alınıyor. Benim gibi binlerce öğretmen açıkta bekliyor. Artık çıldırma noktasına geldik. Yıllarca uğraşıp didinerek zor zahmet öğretmen olabildik.
Fakat şimdi de KPSS gibi bir ikinci ÖSS belasını çıkardılar. 3 yıldır sınava giriyorum ama hâlâ kadro alamadım. Biz niye öğretmen olduk? Bu saatten sonra ne iş yapalım? Yaşım 27 ve öğretmenlikten başka elimde bir mesleğim yok. Ne olacak bu öğretmenlerin hali? Bunun yanında, biz atamaların azlığından yakınırken, hükümet iki senede 1800 din kültürü öğretmeni atıyor. Bu da başka bir konu. Bize, para yok, atayamıyoruz diyorlar. Peki bu 1800 kişinin parasını kim veriyor?
Sözüm bizi duymayan Bakan’ımıza
Resim-iş öğretmeniyim, daha doğrusu adayıyım. Tam 3 yıldan beri. 2006 KPSS 7000 resim öğretmeni arasında 416. oldum ama 54 kadro verildiği için atanamıyorum. 800 din öğretmenine ihtiyaç var da niye resim öğretmenine ihtiyaçları yok? Yoksa resim yapmanın hâlâ günah olduğunu düşünen beyinler mi var? Din öğretmeni arkadaşlarıma aslında sözüm yok. Sözüm bu politikayı sürdürmeye çalışan Milli Eğitim Bakanı’mıza.
AB’ye girmek istiyor muyuz?
Ben bu sene Fransızca Öğretmenliği’nden 2. olarak mezun oldum, yan alan olarak da Türkçe Öğretmenliği okudum. Çok büyük hayallerle ve çok severek okuduğum bölümümden mezun oldum ama maalesef MEB Fransızca ve Almanca öğretmenleri için kontenjan açmıyor. Biz Avrupa Birliği’ne girmeyi düşünürken, Avrupa Birliği’nin, iki büyük ve lider devleti Fransızlar ve Almanlar iken, nasıl olacak da sadece İngilizce ile yetineceğiz. Acaba bizim için hiçbir zaman kontenjan açılmayacak mı?
Kurallar neden sürekli değişiyor?
Mağdur bir öğretmen olarak (mesleki eğitim fakültesi el sanatları öğretmenliği) bana ve benim gibi mağdur olmuş genç arkadaşlarıma yardımcı olmanızı rica ediyorum. Öğretmen atamalarında yapılan değişiklikle bize 2006 KPSS kitapçığından farklı bilgiler MEB’in internet sayfasında yer almaktadır.
Daha önce bize hak tanınan iş eğitimi derslerine girme hakkımız varken, MEB son yaptığı değişiklikle bu dersi kaldırıp yerine TEKNOLOJİ – TASARIM dersi getirmiştir ve bu derslere daha önce iş eğitimine atanan birkaç branşı eklemişler.
Bu bize yapılan büyük bir haksızlıktır. Bunu bize baştan belirtselerdi. Şimdi puanlar açıklandıktan sonra sizi almıyoruz diyorlar. Başvuru hakkımız elimizden alınmıştır ve şu anda hiçbir alana başvuramıyoruz.
Temennimiz, daha önce dahil edilen bütün bölümlerin yer alması ve puan üstünlüğüne göre atama yapılmasıdır.
Kaynak: www.milliyet.com.tr
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: alman, altın, Ankara, üniversite, devlet, Eğil, Eğitim, Fas, kaza, meslek, Muş, oyun, para, parti, sanat, sınav, tatil, türk, telefon, Tire | » yorum bırak;
Özel okullar burs atağında
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
Yurtdışında dil eğitimi ve aylık maaş vaat eden de var.
Okulların açılmasına az bir süre kala özel kolejler boş kalan kontenjanlarını doldurmak ve başarılı öğrencileri almak için atağa geçti. Başarılı öğrencilerin listesini alan özel okullar, öğrencilerin evlerine telefon ederek burs tekliflerini iletiyorlar. OKS sınavında yüksek puan alarak ilk yüze giren öğrencilere yüzde yüz burs veren kolejler, ilk bin ve ikibine giren öğrencilere aldıkları puanlar oranında indirim uyguluyor.
Edinilen bilgiye göre OKS sınavlarında ilk yüze giren öğrencileri okullarına çekmek isteyen okul yöneticileri, ailelere burs teklifi dışında yurtdışında yabancı dil eğitimi ve aylık ücret de öneriyor. Burs teklifleriyle ilgili görüş açıklayan özel okul sahipleri, şöyle dedi: “Okullarda sınıfların kontenjanları belirli. Her sınıfta en az 5-10 öğrencilik açık var. Eğitim kurumu olarak giderlerimiz boş kontenjana rağmen aynı oluyor. Masraf değişmediği gibi burslu öğrenciler okulun başarısını yükseltecek.”
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: ekmek, Eğitim, indirim, maaş, okul, okullar, sınav, telefon | » yorum bırak;
Akademi dünyası karışacak
Yazan: egitimhaberleri Haziran 30, 2008
ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı Prof. İnam, profesörleri taklitçi, ev ödevi gibi işini yapan, yenilik tazısı, malumatfüruşçu, dümdüz profesör olarak ayırdı, “Bazıları da kendini Tanrı sanıyor” dedi.
ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Ahmet İnam, son kitabı “Yaşamla Yoğrulmuş Bilgi” ile akademik dünyayı karıştıracak. “Kör bir koşuşturma! Herkes o denli meşgul ki, ne ürettiğini, ne adına ürettiğini durup sorgulayacak vakit yok” diyen Prof. İnam, üniversiteyi şöyle tanımlıyor: “Muhasebeciler yönetiyor üniversiteleri, muhasebeci denetçileri… Muhasebe kültürü! Müşterileri öğrencilerdir, proje veren şirketlerdir, öğrenci velileridir. Onlara iyi ’servis’ yapmak gerekir. Yoksa yıldızlarınızı söküverirler. Entelektüel oteller!”
Prof. İnam, profesörleri de ‘Taklitçi’, ‘Ev ödevini yapar gibi işini yapanlar’, ‘Yenilik tazısı olanlar’, ‘Malumatfüruşlar’ ve ‘Dümdüz profesörler’ olmak üzere 5′e ayırıyor ve şöyle tarif ediyor: “Taklitçiler, profesör rolü oynarlar. Bunlar kendi fikri oluşmamış, silik profesörlerdir. Ev ödevi yapar gibi çalışanlar, bağımsız düşünme gücünden yoksundurlar, sürekli çalışırlar. Yenilik tazısı olanlar, yeni olanın ardında gitmeyi yenilikçilik sanırlar. Kafalarından malumat fışkıran hocaların çoğu zaman kafaları karışıktır. Geliştirilmiş savları yoktur, kesin konuşmaktan ödleri kopar. Dümdüz profesörler de çok sığdır.”
ZULMEDEN KASINTILAR
İnam, “Akademisyenler, Tanrı mıdır?” diye de soruyor ve şöyle devam ediyor: “Bazıları kendilerini öyle sanıyor. İçinde bulundukları topluluklarda süregelen yaşam, onda şişirilmiş bir benlik oluşumuna yol açıyor. Bu balon benlik, ondaki ortalamayı aşamayan yeteneğini gizleme kaygısından kaynaklanıyor olabilir. Bir de ortalama akademisyen kasıntısı diye bir durum var. Topluluk içinde, öğrenciler karşısında yetersizliğini kavramış bu vasati insan, olduğu ile olmayı umduğu arasında boşluktan dolayı acı çeker. Bu acı, onu kendisine, öğrencilere ve diğer akademisyenlere zulmetmeye götürür. Sürekli olay çıkarır, küser, kavga ederler.”
TEMBEL, BIKKIN HOCALAR
“Türkiye’de tembel, bıkkın, yorgun hocalar var. Heyecanını yitirmiş, yurtdışından gelmiş gençler var. Terfi edince heyecanları bitiyor” diyen Prof. İnam, ideolojik hesaplarla üniversiteyi ele geçirmeye çalışanlar olduğunu da söylüyor. Prof. İnam, “kendi inançları dışındaki görüşlere tahammül edemeyenlerin üniversiteyi ele geçirir geçirmez Batı’daki muhasebe üniversitesini hemen hayata geçireceklerini” yazıyor.
Haber: Özlem Yılmaz
Kaynak: www.sabah.com.tr
Yazı kategorisi: Eğitim | Etiketler: üniversite, dünya, haber, insan, Muş, Of, tarif, türk, Türkiye | » yorum bırak;